Psikolojik Benlik ve Nefsin Direnci (1)
Kısa Özet
Bu kısa bölümde, bazı kişilik tiplerinin (özellikle bir ve sekiz numaralı tipler) kendilerine yapılan müdahaleleri sistematik bir çerçeveyle açıklamaya çalışsalar da hayatın böyle bir müdahaleden tamamen azade kalma imkânı sunmadığı anlatılıyor. Kişinin haksızlığa uğramama arzusu olabilir fakat böyle bir hayatı talep etme hakkı yoktur; bu tipler müdahaleye engel olamadıklarında derin bir güçsüzlük ve varlık bütünlüklerinin zedelendiği hissiyle büyük travmalar yaşayabilirler. Bu kısa parça, bir sonraki kaydın (2. parça) başında aynı konunun devamı şeklinde sürüyor.
Öne Çıkan Vurgular
- Hiçbir haksızlığa maruz kalmama yönünde bir hayatı talep etme imkânı yoktur.
- Müdahaleye engel olunamadığında bu süreci kabullenmek gerekir; bu hayatın bir işleyişidir.
- Birler ve sekizler müdahaleye engel olamadıklarında derin bir güçsüzlük ve acziyet hissiyle büyük travmalar yaşayabilirler, çünkü asli varlık bütünlüklerine zarar geldiğini zannederler.
Müdahaleye Direnç ve Kabullenme
Tabii, çünkü burada çok sistematik, belirli bir çizelge, bir harita sunmuyorsun; sunamıyorsun aslında. Ama karşındaki ne istiyor? Belirli bir harita istiyor. Ben bunu istemiyorum, bu da benim şahsi kanaatimdir. Ama herkes gelip orada sürekli bir laf ediyor diyor. O da işin ayrı bir tarafı. Orada kendisine müdahale edilme pozisyonu söz konusu. Biraz önce bahsettiğimiz daha çok kişinin kendisinin müdahil olma tarafıydı. Bir de kendisine müdahale edilme noktası var. Orada da bazen bu müdahaleleri engelleyemeyebilirsin, onlara karşı tamamen izole olamayabilirsin. Bu, hayatta mümkün olan bir şeydir. Burada da bu süreci kabullenme söz konusudur.
Yani orada da evet, kendini korumak için normal sayılabilecek bir eylem, bir hareket varsa; haksızlığa maruz kalmamak, zulümden, zarardan kendini korumak adına sana etki edebilecek şeye engel olabiliyorsan engel olabilirsin, ama olamıyorsan da bunu hayatın bir işleyişi olarak kabul edeceksin. Hatta şu güzel bir ifadedir: bir insanın haksızlığa maruz kalmama yönünde bir arzusu olabilir, fakat hiçbir haksızlığa maruz kalmama yönünde bir hayatı talep etme imkânı yoktur. Ben haksızlığa maruz kalmak istemem, ama "haksızlığa maruz kalmayacağım, böyle bir şey hiç olmayacak, olmamalı" diyemem. Bu, bu dünya hayatının bir prensibidir.
Orada birler ve sekizler özellikle "kalmayacağım" diyor. Zaten en büyük travmaları da o durumlarda yaşıyorlar; engel olamadıkları ve istemedikleri bir müdahaleye maruz kaldıklarında orada büyük bir yıkım yaşıyorlar. Çünkü aslında orada kendi varlık bütünlüklerine, asli varlık bütünlüklerine zarar geldiğini zannediyorlar. Ama orada asli varlık diye anladıkları şey...
Geçen Ayetler
Not (tahmini / editör): Yok --- ---